ABD’deki Yeni Dönemle Türkiye-Ortadoğu Politikası

0

Yıldız Teknik Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, “Amerika Birleşik Devletleri (ABD), siyasi açıdan tarihin en kutuplaşmış dönemlerinden geçiyor. ABD’deki yeni dönemde Orta Doğu bağlamında Türkiye’yi ilgilendiren ve demokratların da üzerine gideceği ilk mesele Kaşıkçı cinayeti olacaktır.” dedi.

Prof. Dr. Okur, ABD’deki demokratların 8 yıl içinde ilk defa ABD Kongresi’nin Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü ele geçirmesi ile sonuçlanan ara dönem seçimlerini ve bu sonuçların mevcut hükümetin Türkiye ve Ortadoğu politikasını nasıl etkileyeceğini, AA muhabirine değerlendirdi.

Seçim sonuçlarının ABD kamuoyundaki genel beklentiyi karşılamadığını ifade eden Prof. Okur, “Seçimler öncesi demokratlarda ve demokrat destekli medyada mavi damganın (demokratların) hem Temsilciler Meclisi’ni alacakları ve hem de Senato’nun temsilcilerini değiştirecekleri beklentisi vardı. Sonuçlara baktığımızda bu beklentilerin karşılanmadığını görüyoruz.

Cumhuriyetçiler tarafından baktığımızda ise 2 yıl önce başa geldiklerinde senatonun her iki kanadında da güçleri vardı. Şimdi bunu yitirdiler. Bu Amerikan sistemine bakıldığında başkanın arzu ettiği bazı yasaların çıkarılmasını zorlaştıran bir durum.” diye konuştu.

“YENİ KOMİTELER DIŞ POLİTİKAYI ETKİLEYEN GÜNDEM OLUŞTURACAK”

Yeni dönemde ABD’de dış politikayı da etkileyen yeni yasa gerektiren konularda demokratların da devrede olacağı bir işleyiş görüleceğinin altını çizen Prof. Okur, bu durumun, belli konularda başkan Trump’ı sıkıştırmak için de kullanılacağını belirtti.

Prof. Okur, “Yeni yönetimde komiteler tekrar ele alınacak. Dış ilişkiler komitesi de bunların arasında. Bu yeniden düzenlenen komitedeki üyeler, ABD’nin dış politikasını etkileyen konularda sorular soracaklar. Kongreye davet edilen bazı isimlerin katılıp katılmama durumu da kamuoyuna aksedecek. Böylece, yeni komiteler ABD’de yoğun bir siyasi gündem oluşturacak.” değerlendirmesinde bulundu.

SEÇİM SONUÇLARININ TÜRKİYE VE ORTADOĞU’YA ETKİSİ

ABD’deki yeni dönemde Orta Doğu bağlamında Türkiye-ABD ilişkilerine değinen Prof. Okur, şöyle konuştu:

“ABD’deki yeni dönemde Orta Doğu bağlamında Türkiye’yi ilgilendiren ve demokratların da üzerine gideceği ilk mesele, Kaşıkçı cinayeti olacaktır. Bu durum dış politikaları hususunda zaten sıkışık vaziyette olan Trump yönetimini etkileyebilir. Bu sıkışıklığın kaynağı nedir diye baktığımızda, ABD’nin Orta Doğu’daki politikaları bölgedeki güçlerden bazıları ile planlanarak ilerlemiştir. Obama döneminde İran’la ilişkilerin normalleştirilmesi masanın üzerindeydi. Trump’la birlikte İran doğrudan hedef görüldü. Bu nedenle, Suudi Arabistan’la olan ilişkilere ivme kazandırıldı. Ancak, Kaşıkçı olayıyla beraber ABD kamuoyunda tepkiler yükselince Trump’ın Ortadoğu projesinin Körfez ayağı da sallanmaya başladı.”

“TÜRKİYE İLE OLAN İLİŞKİLER ABD’NİN GENEL ORTA DOĞU POLİTİKASINA ZARAR VERİYOR”

İki sebep dolayısıyla Türkiye ile ilişkilerde bir iyileşmenin olması gerektiğini görmeye başladıklarını söyleyen Prof. Okur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sebeplerden biri, Orta Doğu ile ilgili dengeler ABD’nin aleyhine gelişiyor. Suriye’de Astana masasını konuşuyorduk. Almanya ve Fransa’nın da katıldığı dörtlü toplantı ile beraber Avrupalıların da ABD’siz bu denklemin içinde belirli oranda bulundukları görüldü. Dolayısıyla, mevcut Türkiye ile olan ilişkiler ABD’nin genel Orta Doğu politikasına zarar veriyor. Öte yandan, Amerikan Hükümeti, İran’a yönelik baskılara devam etmek istiyorlarsa bunun için bölgede başka şeylerin de yapılması gerektiğini düşünüyorlar. Tüm bu nedenlerle işleyen bir politika için bazı değişikliklere ihtiyaçları var.”

ABD’nin Türkiye’ye yönelik attığı ve atacağı adımların henüz büyük adımlar olmadığının altını çizen Prof. Dr. Okur,  açıklamasını şöyle tamamladı:

“Amerikalılar, kendilerine ait tehdit algıladıklarında da dikkat ediyorlar. Örneğin, PYD ve YPG’nin PKK’dan farklı bir örgüt olduğu konusunda kabullendirme konusunda ısrarları sürüyor. Bu yapılırken bir taraftan da PKK yöneticilerinin başına ödül konulduğunu görüyoruz. Bu, Türk kamuoyuna ‘ben PKK’yı terör örgütü görmeye devam ediyorum’ mesajını vermek oluyor. Ancak, öte taraftan da PYD, YPG’yi ayrı bir grup olarak görmeye devam ediyorlar. ABD, böyle yaparak belli kimlik gruplarında geçici tatmin duygusu yaratıyor. Bu nedenle, Trump’ın Ortadoğu politikası bağlamında Türkiye’nin tedbirli yaklaşımını sürdürmesi bekleniyor.”

 

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi yazınız